Ünye Fatsa bir oldu da sizinle baş
edemedi!
TEMA Vakfı, beş gün önce Ordu'nun Fatsa İlçesi'ndeki altın madeniyle ilgili
bir video yayınladı. Korona salgını ile iç ve dış siyasetin gölgesinde
kaldığından ben de köşeme taşımak, üzerine bir iki kelam etmek istedim.
Video, Fatsa'nın derelerinin, yemyeşil ovalarının dağlarının göründüğü hava
çekimleriyle başlıyor. Kamera yükseldikçe tablo değişiyor. Ağaçlar, toprak
yerini betonumsu bir görüntüye bırakıyor. Teraslar, prefabrik yapılar ve
siyanür havuzlarıyla dımdızlak bir alan görünüyor:
O görüntünün üzerine “ne güzel özetlemiş” dedirten bir erkek sesi duyuluyor:
“Cennetin ortasında bir cehennem yaratıldı.”
★★★
Videoda, altın madeninin Fatsa'da yarattığı tahribat net bir şekilde görülmeye
başlandığında bir kadın duyduğu acıyı kelimelere döküyor:
“Bu kadar ormanlar gitti, bu kadar ağaçlar gitti. Ağaçlar yıkılırken ben
ağladım.”
Peşi sıra başka sesler duyuluyor:
“Bu memlekette benim çocuklarım, benim torunlarım yarın
yaşayamayacaksa yazık olsun bizlere diyorum. Ne diyebilirim ki?”
“Nerede bizim tavşanlarımız? Nerede bizim kuşlarımız, kurtlarımız?
Çakallarımız vardı ötüyordu, nerede? Hiçbir şey yok!”
“Elma ağaçları vardı, erik ağaçları vardı, üzüm asmaları vardı, hepsini yok
ettiler.”
“20 sene sonra artık kanser olup hastane kapılarına düştükten sonra bizi
buradan kaldıracaksa artık kaldırmasına gerek yok. Siyanür havuzlarının
üzerinden kuş bile uçmuyor diyorlar.”
Finalde TEMA Vakfı'nın yorumu beliriyor:
“Altın madeni sadece 5 yılda Fatsa'da tüm canlıların yaşamına geri
dönülmez zararlar verdi”
★★★
Videoyu izlerken aklıma 2014 ve 2015 yılında insanların bu madene karşı
yaptığı eylemler geldi. Ünye-Fatsa bir olmuş, AK Parti'nin ve devletimizin
desteklediği İngiliz şirketle baş edememişti. “Biz yüzyıllardır burada
yaşıyoruz, çocuklarımız da yaşasın istiyoruz” diyen yaşlı kadınlara, köylülere
jandarma copu ve kalkanı reva görülmüştü.
6 Eylül 2014 günü maden alanında eylem yaparken “Çocuklarımıza talan
edilmiş, zehirlenmiş bir toprak bırakmak istemiyoruz. Holdingler, kişiler,
şirketler altın sahibi olup kasalarını dolduracaklar diye havamızın,
suyumuzun, hayvanlarımızın, sebze ve meyvelerimizin zehirlenmesini
istemiyoruz. Bir gramı bile bizlerin ve halkın yararına olmayacak altın için
ormanlarımızın yok edilmesine karşıyız” diyen köylü Betül Karaman'ı kimse
duymak istememişti.
TEMA Vakfı'nın videosunda havadan görünen manzara, Betül Hanım'ın altı
yıl önce “başımıza gelecek” dediği manzarayla ne kadar “AYNI” değil mi?
Çok merak ediyorum, o gün İngiliz firmanın çıkarlarını savunmak için
jandarmaya “köylüleri dağıtın” emrini veren mülki idare amirleri ve bakanlar
ile “kesilen ağaçların yerine yenisini dikeriz” diye dalga geçen AK Partili
siyasetçiler, özellikle de bütün bu olup bitenlere seyirci kalan Fatsalı AK Parti
Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş şu yukarıdaki fotoğrafa bakıp ne
düşünüyordur?
Ünlü Kızılderili kabilesi Cherokeeler “Kartalı vuran oktaki tüy kartala aittir”
dermiş.
Fatsa'yı da Kazdağları'nı da Cerattepe'yi de tam kalbinden vuran o oktaki tüy
de ne yazık ki bu topraklarda yaşayan, paragöz, rantçı yönetici, siyasetçi ve
müteahhitlere ait.
Tebrikler Meral Akşener
Çevre demişken, dün İYİ Parti'nin 2. Olağan Kurultayı'nda dikkatimi çeken
bazı detayları paylaşmadan edemeyeceğim. Bir kere kurultayın “Bahçe
kurultayı” olarak isimlendirilmesi ve bir parkta yapılıyor olması çok
yaratıcıydı. Kazdağları'na dikilmek üzere İYİ Parti tarafından alınan fidanların
kurultay alanına, hatta kürsüsüne taşınması, etraftaki keçi, kedi bibloları da
yemyeşil bir atmosfer yaratmıştı. En çok hoşuma giden şey de ne oldu biliyor
musunuz?
Kurultayın ana sloganı “Millet bizi çağırıyor” ile birlikte farklı kesimleri temsil
eden ellerin birleştiği afişler vardı. O afişlerin biri de şuydu:
İlgili haberlerimizde zaten okumuşsunuzdur:
Genel Başkan Meral Akşener, kurultay konuşmasında siyaset, ekonomi ve
diplomasi alanında “çok önemli” şeyler söyledi ama hayvan hakları, çevreyi
koruma gibi konularda da iddialı cümleler kurdu. Bugüne dek izlediğim en
çevre ve doğa dostu kurultay için Meral Hanım'ı tebrik ediyor, aynı
hassasiyeti diğer liderlerin de göstermesini diliyorum.

Yorumlar
Yorum Gönder