Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ağustos, 2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Jose Raul Capablanca

Jose Raul Capablanca Kübalı dünya satranç şampiyonu (19 Kasım 1888 - 8 Mart 1942) 1921 ile 1927 yılları arasında dünya satranç şampiyonu unvanını taşımıştır. 1921 yılında Emanuel Lasker'i Havana'da yenerek unvanı kazanmış, 1927'de Alexander Alekhine'e yenilerek bu unvanı devretmiştir. Satranca 4 yaşında başlamıştır. 12 yaşında Küba şampiyonu J.Corzo'yu yenerek Küba şampiyonluğunu kazanmıştır. 21 yaşında Amerikan şampiyonu Marshall'ı yenmiştir.  1911 San Sebastian uluslararası satranç turnuvasını kazanmıştır. 1914 yılında Petersburg uluslararası satranç turnuvasında Emanuel Lasker'in yarım puan arkasından ikinci olmuştur. 1. Dünya Savaşı'nın başlaması ile beraber Emanuel Lasker ile şampiyonluk unvan maçı ertelenmiş ve ancak 1921 yılında oynanabilmiştir. 4 galibiyet, 10 beraberlik sonrası ve maç kaybetmeksizin Lasker'den şampiyonluk unvanını almıştır. Londra 1922 turnuvasını ezici bir üstünlükle kazanmıştır. Ancak 1924 New York tunuvasında ikinc...

Bobby Fischer

Dünyanın en iyi satranç oyuncularından biri olarak kabul edilen Bobby Fischer, kazandığı şampiyonluklar kadar muhteşem zekasıyla da bilinir. 9 Mart 1943 yılında Alman biyofizikçi Hans Gerhardt Fischer ve Polonyalı Yahudi fizikçi Regina Wender'in oğlu olarak Chicago'da dünyaya geldi. Bobby, 1949 yılında satranç oynamaya başladı. Ablası Joan ile birlikte satranç oynamayı bir şekerlemeciden aldıkları setten çıkan talimatlara baka baka öğrendiler. Zamanla annesi ve ablası satrançtan sıkılınca Bobby Fischer tek başına oynamaya başladı.Aynı yıl ailesiyle Long Island'a gittikleri tatilde Bobby eski bir satranç kitabı buluyor ve bu kitapla birlikte satranca olan ilgisi artıyor. Oğlunun sürekli olarak tek başına satranç oynamasından endişelenen anne Fischer, 14 Kasım’da bir gazeteye oğlunun yaşıtı olup da onunla satranç oynamak isteyen birinin olup olmadığını sormak için kart atıyor. Gazete bu isteğe olumlu yanıt vermese de bu talebi Amerikan satrancının lideri kabul edilen Herma...

Kahraman Olgaç

Kahraman Olgaç Kahraman Olgaç kim ? Kahraman Olgaç, 1 Mart 1923 tarihinde Adana'da doğdu. Adana Erkek Lisesi mezunudur. Merkez Bankası'nda uzun yıllar çalışan Olgaç, satrançla 21 yaşında tanıştı. Dört yıl sonra Ankara şampiyonu oldu. Uzun yıllar milli takıma girmek için çalışan Kahraman Olgaç, 1974 yılında Nice'te yapılan Satranç Olimpiyatı'nda ülkemizi temsil etti. Bu tarihten sonra 11 Satranç Olimpiyatı'nda çeşitli görevlerde bulunan Olgaç, uzun yıllar sırasıyla Cumhuriyet , Milliyet ve Hürriyet gazeteleriyle Bilim ve Teknik dergisinde satranç köşesi yazarlığı yaptı. Olgaç, uluslararası hakem unvanına da sahiptir. Ayrıca "Satranç Öğrenelim" adlı kitap serisi sayesinde satrancı Türkiye'ye sevdirmiştir. 1991 yılında devlete bağlanan satranç federasyonunun ilk başkanı olan Kahraman Olgaç, 1999-2000 yıllarında ikinci kez başkanlık görevini üstlenmiştir. Türk satrancının gelişmesinde büyük hizmetleri bulunan, 2000 yılında İstanbul'da yapılan Sa...

Sporcu ve ailesi

Satranç sporu ile ilgilen küçük yada büyük sporcuların dertleri o kadar büyüktür ki altından kalkmak zorlaşıyor ki anlaması da anlatması da güç bir muamma! İlk eğitimine sınıfıma gelen küçük kız çocuğu, annesinin yaptığı anlamsız baskılar. Çocuğun üzerinde yaptığı baskının dışında bana, eğitimciye yaptığı baskı, incir çekirdeğini doldurmayan sebeplerden ötürü trajik komiklik derecesinde. Çocuğum çok zeki, herşeyi hemen anlar öğrenir ve herkesi satranç sporunda yener. Bir annenin dilekleri gibidir. Ancak bu dilek değil baskı baskı! Kaçın kurtarın kendinizi. Yoksa farkında olmadan baskıdan sıkılan küçük sporcumuz sizi zor durumda bırakacak davranışlarda bulunacaktır. Tecrübe ile sabittir. Uzun lafın kısası, baskı sporcu için de Antrenör için da verimi düşüren atlatılması zor bir süreç, sporcu ailesi lütfen çocuğunuza ve egitimcisine lütfen güvenin. Sevgi ve saygı ile.

Satrança İlk Adım

Merhaba arkadaşlar 😊 Satranç ile karşınızdayız. Her zaman söylediği gibi satranç hakkında güzel kelimeleri peş peşe sıralayabiliriz, ama biz bunu yapmayacağız. Onun kullanım alanları dediğimiz hayatımıza ne gibi katkıları olur onlar konuşalım. İlk satranç dersimi hiç unutamıyorum, orta öğretim de sekizinci sınıf öğrencisi yım okulumun bodrum katı kömürlük ve sonunda okulumuzda sıvı yakıt kullanımından dolayı depolar boş kalmış okul müdürümüzün de istekli olarak kendisinin kurduğu satranç kulübü nu oralarda başlatmıştı. Sınıf biraz kötü koksa da hayatıma renk katan sınıflardan birisidir. Müdürümüz ve aynı zamanda satranç Antrenörümüz ilk dersim de satranç hayatınızı nasıl yaşayacağını hesaplarını ve boş senedi önüne koyan kaderine karşı nasıl davranacağını öğreneceksiniz dedi. O zamandan bu güne ve sonuna kadar satranç hayatımın en önemli antrenmanı oldu.