DOĞRU BEYİNLERLE GELİŞİM
Çalıştığım merkezde ki güvenlik görevlisi mesai arkadaşım, bir hafta önce genel kültürünü arttırmak için bulduğu çözümden bahsetti. Telefonuna indirdiği küçük uygulama sayesinde soru havuzundan gelen sorular ile kısa cevaplardan oluşan sorulara cevap vererek bu ihtiyacını karşıladığını anlattı.
“Kişisel Gelişim” denilince âdemoğlunun aklına neden maliyet (para), zaman, emek (bedensel güç) gelir ki! Belki bu neden den ötürü nüfusumuzun bir kısmı Obez dir!
Steve Jops ‘ın Stanford Üniversitesinde yapmış olduğu muhteşem mezuniyet konuşmasında da söylediği gibi “aç kalın, budala (aptal) kalın”
Biraz açacak olursak; günümüz şartlarında benim aç kalmam rahatsızlık vermiyor ise; çalışmana – çabalamana gerek yok, emek harcamana, bedensel enerji sarfiyatına (çevremde ki insanlar bunu pek yapmazlar) yanaşmıyorlar ise; aptal kalmam da rahatsızlık vermemelidir.
Evinize, işinize, okulunuza, sinemaya, tiyatroya, kütüphaneye, pasta haneye, hasta haneye, tatile, şehir dışına, yurt dışına kısacası sokak da yürür iken; insanların öğrenebilecekleri o kadar çok ücretsiz öğretmene, kitaba, kaleme, tahtaya vb. eğitim materyallerine sahipler ki! Bunu kullanabilmek, görebilmek önemlidir. Küçük bir örnekle açıklamak isterim;
İş ya da kişisel problemi olan insan, sokak da küçük bir çocuğun peşi sıra yürüyor. Dertlerinden dolayı ne düşüneceğini nasıl cevap bulacağını bilmez iken çocuğun konuşmaları, hal ve hareketleri, çevresine bakışı dertli âdemoğluna probleminin çözümünü veriyor. Burada insanların problemlerinin sebebi kendisi olduğu ve çözümü yine kendilerinin bulduğunu görüyoruz, iyi bir gözlem yeteneği ile sorunlarına çevresinden yardım alarak öğrenmeye aç ve açık sağlıklı beyinler ile mümkün hale getirilir.
Kişisel gelişim hakkında söylene bilecek çok sözler vardır. Ülkelere ve inançlara göre şekil değiştirir. Dini görüş yüz yıllardır insanları doğru yetiştirmek konusunda yanlış ellerde kötü amaçlarla kullanılmış ve başarılı olmuşlardır. Bunlardan ders çıkarmak ve bilimin ve sanatında ayrılmaz bir parçası olduğunu anlamak köreltilmiş beyinler ile olmaz, sağlıklı doğru insanlarla yapılmalıdır.
Bunlar, doğru insanalar; maddi imkânsızlıklar ya da bedensel rahatsızlıklar olsun öğrenme ve doğruları öğretme konusunda hiçbir zaman yılmazlar, kendilerinin gelişimini önleyecek her türlü engeli teker teker kaldırarak hedeflerine ulaşabileceklerini bilmeleri gerekmektedir.
Gelişimimiz küçük yaşlardan başlayarak bedensel olarak arttıkça, ikinci gelişimine gerek duyar bu da kişisel gelişimdir.
Kişilik insanlar üzerinde iki türlüdür. İyi olanlar ve Kötü olanlar. İkisi de kendi arasında ikiye ayrılır. Yetenekli (gelişimini tamamlayan) ve yeteneksiz (gelişimini tamamlamamış) olarak.
İyi niyetli yetenekli(gelişimini tamamlamış) insan bilerek isteyerek yardıma ihtiyacı olan insanlara yardım eder.
Kötü niyetli yetenekli insan bilerek isteyerek karşısında ki insana zarar verir.
İyi niyetli ama yeteneksiz(gelişimini tamamlamamış) insan da bilmeden istemeden bir insana kötü niyetli insan kadar zarar verebilir.
Kişisel gelişim küçük ama hayatımızın sonuna kadar devam eden, etmekte olan eğitim sürecidir. Toplum içinde yaşadığımız sürece bir birimizi etkileyerek çok fazla şeyler öğreneceğiz.
Mesai arkadaşımın da kendisini toplum içindeki yarıştaymış gibi hissediyor ve bu yarışın birincisi olmak istediğini söylüyor. Bunu da küçük imkanları gereğince yaptığını söylüyor, sizce de öyle değil mi?
Sınıfımda olan yetişkin öğrenciler “teknoloji manyağıyız” diye kendilerini övmekten geri kalmadılar ancak teknoloji sınıfında teknoloji nasıl öğrenilir. Nasıl doğru kullanılır? Derslerini alıyorlardı!
Gelişim her alanda olduğu gibi teknolojide daha farklılıkların olduğu bir alandır. Kendisini sürekli yenileyen insanların o yeniliklere ayak uydurmada güçlük çekilen ortamdır. Elinde akıllı telefonu ile internete bağlanarak, sosyal medya da birkaç piliç avlayarak, teknolojiyi çok iyi kullandığını ve bundan gurur duyduğunu tüm bedeni ile ifade ederler. İşte bunlar kötü niyetli yetenekli insanlar oluyor.
Gelişimlerine bu yönde katkı sağlamaya devam eden yakın arkadaşım; kız arkadaşının her ortamda telefonunu alıp mesajlarını kişisel hesaplarını kontrol ettiğini önemsemiyor, ancak ne zaman ki bunu alışkanlık haline getirdiğinde ve bir deneme de ben yapayım dedi. Onlarla birlikte arkadaş topluluğu içinde hoş sohbet yapılırken kız arkadaşının telefonunu eline alır ve açmadan kız telefonu elinden çekerek alır, şüphelenen arkadaşım yeteneklerini kullanarak kız arkadaşının telefon numarasını olduğu operatörü kısa süreli hackarlıyor ve kızın mesajlarını ve aramalarını kontrol ediyor. Kendisini aldattığını öğrenince fazla zaman kaybetmeden intikamını alıyor ve terk ediyor.
Asıl önemli kısmı ise sonrası; arkadaşım artık bu yeteneğini iyi işler için kullanmayı öğrendi ve bunu meslek haline getirdi. Siyah şapkasını çıkartarak, beyaz şapkasını taktı. Kurumsal şirketlerin sistem ve teknolojik güvenliklerini test eden danışman olarak hizmetlerini arttırdı. Şimdi ise siber ortamda teknolojiyi doğru kullanmanın püf noktalarını öğrettiği kişisel port folyosu ve özel eğitim kurumlarında ise derslerini vermeye devam ediyor.
Buradan da anlaşılacağı gibi konu insan faktörü olduğu için hem kendisine hem de çevresine zarar vermekten ikinci kez düşünmeden karar veriyorlar. Büyüklerimiz ne söylemiş “bin kere düşün bir kere konuş “ ancak yine insanların içindeki vicdan da bizim polisimiz bu nedenle doğruların uygulanmasında bize yardım edeceklerdir.
Uzun lafın kısası;
Doğru kullanıldığında, doğrular öğrenildiğinde ise hatalı olan ne varsa onlardan nasıl uzak duracaklarını bilir, teknolojinin bize verdiği nimetleri sizlerle paylaşarak hazmetmemize yardımcı oldukları için sizden, kişisel gelişimine katkı sağlayan insanlara teşekkürlerimizi sunarım.
Ramazan TÜRKMEN
Çalıştığım merkezde ki güvenlik görevlisi mesai arkadaşım, bir hafta önce genel kültürünü arttırmak için bulduğu çözümden bahsetti. Telefonuna indirdiği küçük uygulama sayesinde soru havuzundan gelen sorular ile kısa cevaplardan oluşan sorulara cevap vererek bu ihtiyacını karşıladığını anlattı.
“Kişisel Gelişim” denilince âdemoğlunun aklına neden maliyet (para), zaman, emek (bedensel güç) gelir ki! Belki bu neden den ötürü nüfusumuzun bir kısmı Obez dir!
Steve Jops ‘ın Stanford Üniversitesinde yapmış olduğu muhteşem mezuniyet konuşmasında da söylediği gibi “aç kalın, budala (aptal) kalın”
Biraz açacak olursak; günümüz şartlarında benim aç kalmam rahatsızlık vermiyor ise; çalışmana – çabalamana gerek yok, emek harcamana, bedensel enerji sarfiyatına (çevremde ki insanlar bunu pek yapmazlar) yanaşmıyorlar ise; aptal kalmam da rahatsızlık vermemelidir.
Evinize, işinize, okulunuza, sinemaya, tiyatroya, kütüphaneye, pasta haneye, hasta haneye, tatile, şehir dışına, yurt dışına kısacası sokak da yürür iken; insanların öğrenebilecekleri o kadar çok ücretsiz öğretmene, kitaba, kaleme, tahtaya vb. eğitim materyallerine sahipler ki! Bunu kullanabilmek, görebilmek önemlidir. Küçük bir örnekle açıklamak isterim;
İş ya da kişisel problemi olan insan, sokak da küçük bir çocuğun peşi sıra yürüyor. Dertlerinden dolayı ne düşüneceğini nasıl cevap bulacağını bilmez iken çocuğun konuşmaları, hal ve hareketleri, çevresine bakışı dertli âdemoğluna probleminin çözümünü veriyor. Burada insanların problemlerinin sebebi kendisi olduğu ve çözümü yine kendilerinin bulduğunu görüyoruz, iyi bir gözlem yeteneği ile sorunlarına çevresinden yardım alarak öğrenmeye aç ve açık sağlıklı beyinler ile mümkün hale getirilir.
Kişisel gelişim hakkında söylene bilecek çok sözler vardır. Ülkelere ve inançlara göre şekil değiştirir. Dini görüş yüz yıllardır insanları doğru yetiştirmek konusunda yanlış ellerde kötü amaçlarla kullanılmış ve başarılı olmuşlardır. Bunlardan ders çıkarmak ve bilimin ve sanatında ayrılmaz bir parçası olduğunu anlamak köreltilmiş beyinler ile olmaz, sağlıklı doğru insanlarla yapılmalıdır.
Bunlar, doğru insanalar; maddi imkânsızlıklar ya da bedensel rahatsızlıklar olsun öğrenme ve doğruları öğretme konusunda hiçbir zaman yılmazlar, kendilerinin gelişimini önleyecek her türlü engeli teker teker kaldırarak hedeflerine ulaşabileceklerini bilmeleri gerekmektedir.
Gelişimimiz küçük yaşlardan başlayarak bedensel olarak arttıkça, ikinci gelişimine gerek duyar bu da kişisel gelişimdir.
Kişilik insanlar üzerinde iki türlüdür. İyi olanlar ve Kötü olanlar. İkisi de kendi arasında ikiye ayrılır. Yetenekli (gelişimini tamamlayan) ve yeteneksiz (gelişimini tamamlamamış) olarak.
İyi niyetli yetenekli(gelişimini tamamlamış) insan bilerek isteyerek yardıma ihtiyacı olan insanlara yardım eder.
Kötü niyetli yetenekli insan bilerek isteyerek karşısında ki insana zarar verir.
İyi niyetli ama yeteneksiz(gelişimini tamamlamamış) insan da bilmeden istemeden bir insana kötü niyetli insan kadar zarar verebilir.
Kişisel gelişim küçük ama hayatımızın sonuna kadar devam eden, etmekte olan eğitim sürecidir. Toplum içinde yaşadığımız sürece bir birimizi etkileyerek çok fazla şeyler öğreneceğiz.
Mesai arkadaşımın da kendisini toplum içindeki yarıştaymış gibi hissediyor ve bu yarışın birincisi olmak istediğini söylüyor. Bunu da küçük imkanları gereğince yaptığını söylüyor, sizce de öyle değil mi?
Sınıfımda olan yetişkin öğrenciler “teknoloji manyağıyız” diye kendilerini övmekten geri kalmadılar ancak teknoloji sınıfında teknoloji nasıl öğrenilir. Nasıl doğru kullanılır? Derslerini alıyorlardı!
Gelişim her alanda olduğu gibi teknolojide daha farklılıkların olduğu bir alandır. Kendisini sürekli yenileyen insanların o yeniliklere ayak uydurmada güçlük çekilen ortamdır. Elinde akıllı telefonu ile internete bağlanarak, sosyal medya da birkaç piliç avlayarak, teknolojiyi çok iyi kullandığını ve bundan gurur duyduğunu tüm bedeni ile ifade ederler. İşte bunlar kötü niyetli yetenekli insanlar oluyor.
Gelişimlerine bu yönde katkı sağlamaya devam eden yakın arkadaşım; kız arkadaşının her ortamda telefonunu alıp mesajlarını kişisel hesaplarını kontrol ettiğini önemsemiyor, ancak ne zaman ki bunu alışkanlık haline getirdiğinde ve bir deneme de ben yapayım dedi. Onlarla birlikte arkadaş topluluğu içinde hoş sohbet yapılırken kız arkadaşının telefonunu eline alır ve açmadan kız telefonu elinden çekerek alır, şüphelenen arkadaşım yeteneklerini kullanarak kız arkadaşının telefon numarasını olduğu operatörü kısa süreli hackarlıyor ve kızın mesajlarını ve aramalarını kontrol ediyor. Kendisini aldattığını öğrenince fazla zaman kaybetmeden intikamını alıyor ve terk ediyor.
Asıl önemli kısmı ise sonrası; arkadaşım artık bu yeteneğini iyi işler için kullanmayı öğrendi ve bunu meslek haline getirdi. Siyah şapkasını çıkartarak, beyaz şapkasını taktı. Kurumsal şirketlerin sistem ve teknolojik güvenliklerini test eden danışman olarak hizmetlerini arttırdı. Şimdi ise siber ortamda teknolojiyi doğru kullanmanın püf noktalarını öğrettiği kişisel port folyosu ve özel eğitim kurumlarında ise derslerini vermeye devam ediyor.
Buradan da anlaşılacağı gibi konu insan faktörü olduğu için hem kendisine hem de çevresine zarar vermekten ikinci kez düşünmeden karar veriyorlar. Büyüklerimiz ne söylemiş “bin kere düşün bir kere konuş “ ancak yine insanların içindeki vicdan da bizim polisimiz bu nedenle doğruların uygulanmasında bize yardım edeceklerdir.
Uzun lafın kısası;
Doğru kullanıldığında, doğrular öğrenildiğinde ise hatalı olan ne varsa onlardan nasıl uzak duracaklarını bilir, teknolojinin bize verdiği nimetleri sizlerle paylaşarak hazmetmemize yardımcı oldukları için sizden, kişisel gelişimine katkı sağlayan insanlara teşekkürlerimizi sunarım.
Ramazan TÜRKMEN
Yorumlar
Yorum Gönder