Bilgi toplumu(!) olmak:
“Endüstri toplumundan bilgi toplumuna geçtik “ (age s.4).
Bu söz “artık üretmeyen ve tasarlamayan insanlar yetiştireceğiz” demektir. Bu, sadece internet üzerinden sunulmuş hazır bilgiye erişmeyi öğrenmek (öğrenmeyi öğrenmek) bilgiye ulaşmak için yeterlidir açılımını içerir. Oysa insanı üretim ve tasarımdan dışlamak onu çağlar gerisine döndürmektir.
Bu nedenledir ki üretim ve tasarımın doğrudan kullanıldığı sanat eğitimi derslerinin kaldırılması küreselleşmenin gündemindedir. Çocuğu 4. sınıftayken ilgi istek ve becerisine göre çalgı öğrenmeye yöneltmek, çocuğu toplu müzik dersinden mahrum etmek, insanın insanla buluştuğu ve bu sırada en kutsal çalgı olan kendi sesini kullandığı ortamı yok etmektir. Ki, tüm çalgılar insan sesine eşlik etmek için vardır. Buna göre çocuk herhangi bir çalgının özel (yerel ve bireysel) dersini aldığı taktirde okulda toplu müzik dersi alması gerekmeyecektir. Yani ulusal şarkı dağarcığına sahip olması, İstiklâl Marşını söylemesi, kendi şarkılarını birlikte söylemesi gerekmeyecektir. Bu durumda müzik öğretmenlerine gerek yoktur ve bu bölümler kapatılmalıdır ve sadece pedagojik formasyon dersi alan çalgıcılar yetiştirilmelidir. (ABD, İngiltere ve Hollanda’da bizde olduğu gibi doğrudan müzik öğretmenliği bölümleri yoktur, çalgı bölümleri vardır.)
Üniversitelerimizde bu yolda yapılanmaya doğru adımlar başlamıştır. Müzik ve resim bölümlerinden alınan öğrenci sayısının 60’tan 40’a düşmesi, mezun olan 60 kişiden sadece 5 tanesinin tayin edilmesi, öte yandan çalgı öğretiminin müzik öğretmenliğinden daha önemli konuma getirilmesi vb durumlar neyle izah edilebilir? Doğaldır ki toplu müzik dersi ilköğretim okullarında bitirildiğinde buraya öğretmen yetiştiren lisans programlarına talep düşecek ve er geç bu bölümler kapatılacaktır. Sanat derslerini seçmeli paralı hale getirmek bu derse öğretmen yetiştirmemeyi birlikte getirir.
Resim, müzik ve beden eğitimi öğretmenliği meslek olarak yok olma sürecine girmiştir. Üretim ve tasarımın bitmesi insanoğlunun insanlaşma serüveninin bitmesi demektir. İnsanoğlu buna razı gelmeyecektir ve küreselleştik diyenler bu noktada yanılmaktadırlar.
“Endüstri toplumundan bilgi toplumuna geçtik “ (age s.4).
Bu söz “artık üretmeyen ve tasarlamayan insanlar yetiştireceğiz” demektir. Bu, sadece internet üzerinden sunulmuş hazır bilgiye erişmeyi öğrenmek (öğrenmeyi öğrenmek) bilgiye ulaşmak için yeterlidir açılımını içerir. Oysa insanı üretim ve tasarımdan dışlamak onu çağlar gerisine döndürmektir.
Bu nedenledir ki üretim ve tasarımın doğrudan kullanıldığı sanat eğitimi derslerinin kaldırılması küreselleşmenin gündemindedir. Çocuğu 4. sınıftayken ilgi istek ve becerisine göre çalgı öğrenmeye yöneltmek, çocuğu toplu müzik dersinden mahrum etmek, insanın insanla buluştuğu ve bu sırada en kutsal çalgı olan kendi sesini kullandığı ortamı yok etmektir. Ki, tüm çalgılar insan sesine eşlik etmek için vardır. Buna göre çocuk herhangi bir çalgının özel (yerel ve bireysel) dersini aldığı taktirde okulda toplu müzik dersi alması gerekmeyecektir. Yani ulusal şarkı dağarcığına sahip olması, İstiklâl Marşını söylemesi, kendi şarkılarını birlikte söylemesi gerekmeyecektir. Bu durumda müzik öğretmenlerine gerek yoktur ve bu bölümler kapatılmalıdır ve sadece pedagojik formasyon dersi alan çalgıcılar yetiştirilmelidir. (ABD, İngiltere ve Hollanda’da bizde olduğu gibi doğrudan müzik öğretmenliği bölümleri yoktur, çalgı bölümleri vardır.)
Üniversitelerimizde bu yolda yapılanmaya doğru adımlar başlamıştır. Müzik ve resim bölümlerinden alınan öğrenci sayısının 60’tan 40’a düşmesi, mezun olan 60 kişiden sadece 5 tanesinin tayin edilmesi, öte yandan çalgı öğretiminin müzik öğretmenliğinden daha önemli konuma getirilmesi vb durumlar neyle izah edilebilir? Doğaldır ki toplu müzik dersi ilköğretim okullarında bitirildiğinde buraya öğretmen yetiştiren lisans programlarına talep düşecek ve er geç bu bölümler kapatılacaktır. Sanat derslerini seçmeli paralı hale getirmek bu derse öğretmen yetiştirmemeyi birlikte getirir.
Resim, müzik ve beden eğitimi öğretmenliği meslek olarak yok olma sürecine girmiştir. Üretim ve tasarımın bitmesi insanoğlunun insanlaşma serüveninin bitmesi demektir. İnsanoğlu buna razı gelmeyecektir ve küreselleştik diyenler bu noktada yanılmaktadırlar.
Yorumlar
Yorum Gönder